Sunday, January 1, 2012

Kahvalti Sofrasi ve Islak Kek



Bir suredir christmas tatili nedeniyle evimizde olamamaya bagli ufak bir aradan sonra hepinize merhaba:) Bir kac hafta evvel, buradaki turk arkadaslarla her cuma yaptigimiz cay saatlerimizin ev sahibesi bendim. Normalde daha gec bulussak da;  o gun cocuklarin okuldan erken cikacak olmasi nedeniyle cay saatimiz kahvalti saatine donustu. Uzun zamandir blogculuga ara vermis olmam nedeniyle surekli fotograf cekmeyi unutan ben:) kahvaltiya baslamis olmamiza ragmen arkadaslarin uyarisi ve israri ile soframizin fotosunu cektim. Henuz Turkiye deki kadar mutfak ve servis esyamiz olmadigi icin soframizin kusuruna bakmayin. Neyse lafi fazla uzatmadan gecelim once menumuze sonra da islak kek tarifimize:
  • Kahvaltilik cesitleri
  • Taze ve kuru meyveler
  • Sosisli kasarli rulolar
  • Nohut salatasi
  • Islak kek



Uzun zamandir islak kek yapmamis olmam nedeniyle bir kac tarif karistirip; sonrasinda hepsini sentezleyerek bu tarifi ortaya cikardim ama sostan evvel kekin sutunu dokmedigim icin islak kekimiz pek islak olamadi. Aman siz siz olun sutu dokmeyi unutmayin:)

Malzemeler
  • 4 yumurta 
  • 2 su bardagi seker
  • 2 su bardagi sut 
  • 1 su bardagi sivi yag
  • 3 yemek kasigi (tepeleme) kakao
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya (istege gore)
  • Findik, fistik, hindistan cevizi, damlar cikolata vs (istege gore uzerini suslemek icin)


Yapilisi

Sekeri, sivi yagi, 1 bardak sutu ve kakaoyu(eleyerek) karistirma kabiniza alarak iyice cirpin. Bu karisimdan 1.5 su bardagi bir kenara ayirin. Kalan karisima once yumurtalari kirarak iyice yedirin. Iyice karistigindan emin olduktan sonra unu kabartma tozunu ve arzu ederseniz vanilyayi eleyerek ekleyip iyice karistirin. Karisimi yagladiginiz ve unladiginiz firin kabina bosalatarak 170-180 derecede kurdan ile kontrol ederek pisirin. Firindan cikan keke once 1 su bardagi sutu daha sonra ise kenara ayirdiginiz karisimi dokun. Uzerini tarcih ettiginiz sekilde susleyin. Umarim begenirsiniz:) Afiyet olsun..


Not: Amerika da yasayan arkadaslar turkiye deki kakaolar buradakine gore daha sert oldugu icin 3 yerine 5 kasik kakao kullanmali ve 350 F da pisirmeliler.



Saturday, December 17, 2011

sutlu misir corbasi




Kis aylari gelince corba sofralarin vazgecilmezlerinden biri oluyor. Hal boyle olunca insan da surekli yeni tatlar ariyor. Daha onceleri de bir cok kez soyledigim uzere biz ailece sutlu corbalari cok severiz:) Misiri da cok sevince ortaya boyle uyduruk bi corba tarifi cikardim bendeniz:) Gecenlerde misssgibi zerrin hanim la bugun yemekte ne var muhabbeti yaparken bahsedince corbadan, aklima tarifini vermek geldi. Umarim begenirsiniz.

Malzemeler
  • 2 yemek kasigi un
  • 2 yemek kasigi tereyagi
  • 1 su bardagi sut
  • 4-5 su bardagi et ya da tavuk suyu (yoksa normal su da olur)
  • 1 kase konserve ya da dondurulmus tane misir
  • tuz, karabiber
  • et ya da tavuk bulyon (su kullaniliyorsa tercihe gore)

Yapilisi
Un tencereye alinarak rengi hafif donene ve kokusu cikana kadar kavurulur. Terayagi eklenerek kavrulmaya devam edilir. Sutu ilave edilerek biraz daha kavrulur.Suyu da ilave edilerek iyice karistirilir ve blendirdan gecirilir. Misir eklenir. Kaynamaya baslayince tuzu ve karabiberi de eklenerek bir iki tasim kaynatilir. Afiyet olsun:)

Friday, December 9, 2011

hashasli corek


Amerika ya yerleseli 1 seneyi biraz gecti. Buraya gelirken kafamda bir cok soru isaretiyle gelmistim. Adaptasyon sorunu yasayacak miydik, neleri ozleyip, neleri bulamayacaktik, cocuklar ne yapacakti vs vs. Gunluk hayatla iligili zorluklarda ise mutfakta cokca zaman geciren biri olarak en cok yiyecek malzemelerinde sorun yasayacagimi dusunmustum. Ama buraya gelince gordum ki (Turk marketleri ve helal marketler sag olsun) neredeyse biskuvi cesitlerine kadar butun urunler kolaylikla bulunabiliyor. Ama tabi bazi urunler vardir ki Turkiye de bile almak icin Misir Carsi na gitmeyi gerektirir. Iste o urunlerden biri de konunun basligindan tahmin edeceginiz uzere hashasti daha dogrusu hashas ezmesiydi. Cunku has has tohumu her yerden rahatlikla elde edilebiliyor. Gecenlerde uzun zamandir gitmek istedigim Phoenicia adindaki Ermeni Marketi'ne gidip de hashas ezmesini bulunca da uzun zamandir yapmadigim hashasli coregi yapabildim.  Az sonra verecegim tarif de bundan tam 5 sene evvel 22 aralik 2006 da asagidaki on yazi ile yayinlamistim. Blogculugun en guzel taraflarindan biri de, bir nevi gunluk ozelligi tasimasi sanirim. Iste taaa 5 yil oncesine gidiyoruz:) Sevgiler..

Not: Tarif yas maya ile hazirlaniyor fakat siz ayni tarifi instant maya ile de hazirlayabilirsiniz.

22.12.2206 tarihli yazi
Salı günki kahvaltı günüm için sevgili kayınvalidemin yaptığı haşhaşlı çöreğin de tarini vermek istedim. Ben çok seviyorum sizin de seveceğinizi umuyorum. İnsanın yedikçe yiyesi geliyor:) Kilolar da malum hani:) Şimdiden afiyet olsun:)

  • Malzemeler

    • 1 su bardağı ılık su
    • 1 su bardağı ılık süt
    • 1 su bardağı + 1 çay bardağı sıvı yağ
    • 1 su bardağı dövülmüş ceviz
    • 1 su bardağı öğütülmüş haş haş
    • 1 tatlı kaşığı toz şeker
    • 2 yumurta (1 tanesinin sarısı üzerine sürülecek)
    • 1 paket yaş maya 
    • un, tuz
    • susam(tercihe göre)

Yapılışı

Bir miktar unu yoğurma kabımıza alıp ortasını havuz yapıyoruz. İçerisine ılık suyu, sütü ve mayayı ekliyoruz. Biraz kabarınca 1 çay bardağı yağı, şekeri, yumurtaları ekleyip güzelce normal mayalı hamur kıvamında yoğuruyoruz. Hamurumuzu sarıp mayalanması için bekliyoruz. Mayalanınca hamurumuzdan bir parça alıp merdane ya da oklava yardımıyla 2-3 mm  kalınlığında açıyoruz. Açtığımız hamura çok az tuz serpiyoruz. Üzerine sıvıyağ ile karıştırdığımız haşhaşı sürüyoruz ve ceviz atıyoruz.Sonra hamuru 2 parmak eninde şerit şerit kesip yarısını üst üste koyuyuoruz ve ikiye katlayıp burarak tepsiye alıyoruz.Aynı işlemi diğer yarı içinde yapıyoruz. (Umarım anlamışsınızdır:)) Üzerine yumurta sarısı sürüp susam atıyoruz. 190 derece ısılı fırında pişiriyoruz. Afiyet olsun..

Wednesday, December 7, 2011

Asure ve blogcuya geri donus



29 aralik 2009 gunu blogcunun o donemki problemlerinden bunalip cok zaman once actigim ama hic kullanmadigim bu bloggerimda yazmaya baslamistim. Uzerinde 2 sene ve onca sey gecti. Bu blogumda hic bir zaman blogcudaki kadar aktif olamadim. Ve ara ara kontrol ettigimde hala epey ziyartecisi oldugunu farkettigim blogumu tekrar acmaya ve iki bloga birlikte yazmaya karar verdim:) Acilis icin de daha once teyzeminki fotograflayarak verdigim ve bu sefer hayatimda ilk kez denedigim ve tarifini 1 malzeme daha ekleyerek guncellemek istedigim asurenin blogumun acilisina yakisir bir tarif oldugunu dusundum. Umarim begenirsiniz. 
Oncelikle asure gununun mahiyeti hakkinda benimde baska bi yerden okudugum  bir yazidan ufak bir parcayi paylasiyim:
Muharrem ayının onuncu günü Aşure günüdür. Muharrem ayı, Kur’an-ı kerimde, kıymet verilen dört aydan biridir. Bu ayın en kıymetli gecesi de Aşure gecesidir. Allahü teâlâ, birçok duaları Aşure günü kabul etmiştir. Hazret-i Âdem’in tevbesinin kabul olması, Hazret-i Nuh’un tufandan kurtulması, Hazret-i Yunus’un balığın karnından çıkması, Hazret-i İbrahim’in ateşte yanmaması, Hazret-i İdris’in canlı olarak göğe çıkarılması, Hazret-i Yakub’un, oğlu Hazret-i Yusuf’a kavuşması, Hazret-i Yusuf’un kuyudan çıkması, Hazret-i Eyyüb’ün hastalıktan kurtulması, Hazret-i Musa’nın Kızıldeniz’i geçmesi, Hazret-i İsa’nın doğumu ve ölümden kurtulup, diri olarak göğe çıkarılması Aşure günü oldu. Hakkini vererek gecirebilmek ve dualarda bulusabilmek dilegiyle tarifimize geciyorum:)

Malzemeler


  • 1 kg bugday (aşurelik)
  • 250 gr kuru üzüm
  • 250 gr kuru kayısı
  • 15 adet karanfil
  • 2-2,5 kg toz şeker
  • 1 su bardağı pirinç
  • 1 su bardağı bulgur
  • 1 su bardağı süt
  • 2 kase haşlanmış nohut
  • 2 kase haşlanmış kuru fasulye
  • 1 portakalın kabuğunun rendesi
  • Üzerini süslemek için şam fıstık, ceviz, badem, susam, fındık, hindistan cevizi,  tarçın, nar
Yapılışı
Bir gece önceden bugdayı, bulguru ve pirinci tenceremize alip: üzerini geçecek kadar su koyarak 2-3 taşım kaynatalım. Tekrar üzerini geçecek kadar oda sıcaklığında su koyup sabaha kadar beklemeye alalım. Kuru kayısı ile üzümü yıkayıp, ıslatalım. (Kayısıları küçük küçük doğrayalım) Ertesi gün tenceremizin altını açalım kaynayınca nohutu, kuru fasülyeyi, kuru üzümü, kayısıyı koyarak pişirelim. Kıvamı eğer katı ise üzerine sıcak su ekleyelim. 15 tane karanfili 1 bardak su ile kayanatalım, süzelim. İyice pişip kıvamını bulduktan sonra portakal rendesini, şekerini, sütünü ve karanfil suyunu da ekleyerek pişirelim. Pişince kaselere alıp üzerini süsleyelim. Afiyet olsun..


Sunday, March 13, 2011

kuru meyveli cupcake




Herkese merhabalar:)
Bu pazar gunude esimin evde olusunu firsat bilip, yemek disinda bir seyler yapabilmek icin de firsat bulabildim. Minik bir bebek sahibi olmanin guzel yanlari yaninda zor yanlari da var tabi e biri de bu sanirim:) Firsat bulabildim derken yaptigim seyde alti ustu kek:D Ama olsun simdilik bu da yeter:) Benim herzamanki klasik kek tarifime kuru meyveler ekleyerek minik kagit kaplara koyunca oldu size kuru meyveli cupcake:) Kekler pisip de firindan cikinca oglumun heveslenmesine dayanamayip ustlerini de bi guzel susledim:) Zaten yeni aldigim sekerleri denemek icin firsat ariyordum:) Ancak makus talihimiz evdeki hazir cupcake kremamiz iki cupcake icin yetti:( Farkettiyseniz hazir dedim cunku evde yapmaya firsat bulamiyorum malum sebepten:) Her ne kadar yeni ikametimizde bulunmaktan pek hoslanmasam da iyi taraflarinin da hakkini yememek lazim:) Pastacilik malzemeleri acisindan burasi bir cennet:) Ustelik Turkiye yle kiyaslanamayacak kadar da ucuz:) Neyse bu kadar lak laktan sonra gecelim tarifimize:)

Malzemeler
- 3 yumurta
- 2 su bardagi seker
- 1 su bardagi sivi yag
- 1 su bardagi sut
- 3 su bardagi un(elenmis)
- 1 paket kabartma tozu
- 1 paket vanilya
- Arzuya gore karisik kuru meyveler
(Ben kuru kayisi, kuru uzum, yaban mersini ve hurma kullandim)

Yapilisi
Seker ve yumurtalar seker eriyinceye kadar cirpilir. Sirasiyla sut, yag, un, kabartma tozu ve vanilin konulur. En son olarak da kuru meyveler ilave edilerek kaplara paylastirilir. 180 derecede pisirilir.
Afiyet olsun:)
Not: Kekin icerisine koydugunuz meyveleri unlayarak eklerseniz dibe cokmelerini engellemis olursunuz..

Wednesday, February 23, 2011

Oğluşumun 5. doğum günü:)

Eveet bebişimiz doğdu zor günleri atlattık ve düzenimizi yavaş yavaş oturtmaya başladık bu yaban ellerde:) Oğluşumun da doğum günü gelince annemin de yanımda olmasını fırsat bilip pastasını kendim yaptım. İstediğim kadar zaman ayıramadım ama oğluşum görünce mutlu oldu:) Umarım beğenirsiniz..

Wednesday, December 1, 2010

ofiste veda zamanı..


Yine yeniden yep yeni ve çooook uzak bi yerden merhaba..
En son yazımı haziranda yazmıştım. Epeyce zaman geçti ama hayatımızda çok büyük değişiklikler olduğundan ancak fırsat bulabiliyorum. Öncelikle en büyük ve önemli değişikliğimiz artık size Houston Texas dan bildiriyorum:)) Buna bağlı küçük değişikliklerden hiç bahsetmiyorum bile:)
Bilirsiniz ayrılık zamanları zordur. Hele de ayrılan pek istekli değilse.. Ama hayat insanı zaman zaman böyle değişikliklere mecbur bırakıyor. Ne diyelim en kötü değişikliğimiz böyle olsun. Tabi bu kadar uzaklara gidilecek olunca vedalaşma fasıllarımız da oralardaki son günlerimizin tamamına yayıldı. İşte veda toplantılarından en büyüğü olan ofisteki veda partimiz:) Resimlerden de anlayacağınız üzere soframızda içli köfteden, havuç salatasına, dolmadan mercimekli köfteye, salata çeşitlerinden, börek çeşitlerine ve de tatlı çeşitlerine kadar şu an ismini hatırlayamadığım ama afiyetle mideye indirdiğim bir sürü çeşit vardı. Hani bi kuş sütü eksik derler ya öyle bir sofraydı arkadaşlarımın benim vedam için hazırladığı sofra:) 3 yıldır aynı ofisi paylaştığım, eşimden ve oğlumdan bile daha çok zaman geçirdiğim arkadaşlarımı, ofis ortamımızı şimdiden çok özledim ve özleyeceğim.. Buradan hepsine tek tek teşekkürlerimi iletiyorum. Allah hepsine sevdikleriyle sağlıklı huzurlu mutlu bir ömür nasip etsin.. Allah a emanet olun arkadaşlar.. Selametle..

Wednesday, June 23, 2010

uzunca bi ara..

Bugün baktım da en son yazımı yazalı 2 ayı geçmiş. Hiç bu kadar uzun ara vermemiştim ama bu sefer mazeretim sağlam:D Resimden de anlamış olacağınız üzere aralık sonu gibi ailemize yeni bir üye daha katılacak inşallah. Ancak bu yeni üyemiz biraz nazlı çıktı. Bir yandan mide bulantısı diğer yandan düşük tehlikesi beni daha uzun bi süre yatağa mahkum ettiği için en azından bir yazı yazıp blogu güncelleme ihtiyacı hissettim. Yakın zamanda görüşmek üzere inşallah... Sevgilerimle..

Sunday, April 18, 2010

tavuklu tart

Önceki hafta uzun zamandır davet etmek istediğim misafirlerime hazırladığım tavuklu tartla karşınızdayım:) Yine daha önce de (eski blogumda) yayınlamış olduğum tariflerden biri. Yeni mekanımızda, yeni bir resimle aktarmak istedim. Umarım beğenirsiniz. Sevgiler..


Hamuru için malzemeler

-2 su bardağı un
-1/2 su bardağı sıvı yağ
-1/2 su bardağı yoğurt
-65 gr. katı yağ
-1 tatlı kaşığı toz şeker
-1 tatlı kaşığı limon suyu
-1 paket kabartma tozu

Harç için malzemeler

-1 tavuk göğsü
-1 tavuk butu
-2 yemek kaşığı un
-2 yemek kaşığı margarin
-1 su bardağı süt (tavuk suyu kullanmak istemezseniz 2 bardak olmalı)
-1 su bardağı tavuk suyu(tercihe göre)
-1 çay bardağı kaşar
-tuz, karabiber

Yapılışı

Tavukları haşlayıp ince ince didiyorsunuz. Hamuru yoğurup yağlanmış fırın kabına yayıyorsunuz. Didiklediğiniz tavukları tuz, karabiber ve bir kepçe tavuk suyuyla harmanlayıp, hamurun üzerine yayıyorsunuz. Margarinle unu kavurup tercihe göre tavuk suyu ve sütü ekleyip tuz ve karabiber ekleyerek beşamel sos hazırlıyorsunuz. Beşamel sosu tavukların üzerine yayarak önceden ısıtılmış 190 derece fırında hamuru pişene kadar pişiriyorsunuz. Almadan önce üzerine kaşarı serpip üstü hafif kızarana kadar fırında tutuyorsunuz. Afiyet olsun..

Sunday, April 11, 2010

kremalı tavuk çorbası


Kremalı ve sütlü çorbaları hep sevmişimdir:) Eşim ve oğluşum da sevince evimizde her tür kremalı ve sütlü çorba sıklıkla pişer oldu son günlerde. Ben de en favori olanını resimleyip tarifini sizinle paylaşmak istedim. Umarım beğenirsiniz afiyet olsun..
Malzemeler
  • 1/2 kg tavuk incik
  • 2 yemek kaşığı un
  • 2 yemek kaşığı tereyağ
  • 1 su bardağı süt
  • 3-4 su bardağı tavuk suyu
  • tuz, karabiber

Yapılışı

Tavukları haşlayarak didelim ve suyunu çorbaya koymak üzere süzelim. Tereyağında unu kavurup önce sütü sonra tavuk suyunu ekleyerek karıştıralım. Kaynadıktan sonra tuzunu ve karabiberini koyarak bir taşım kaynatıp; altını kapatalım. Afiyet olsun..