Sunday, March 13, 2011

kuru meyveli cupcake




Herkese merhabalar:)
Bu pazar gunude esimin evde olusunu firsat bilip, yemek disinda bir seyler yapabilmek icin de firsat bulabildim. Minik bir bebek sahibi olmanin guzel yanlari yaninda zor yanlari da var tabi e biri de bu sanirim:) Firsat bulabildim derken yaptigim seyde alti ustu kek:D Ama olsun simdilik bu da yeter:) Benim herzamanki klasik kek tarifime kuru meyveler ekleyerek minik kagit kaplara koyunca oldu size kuru meyveli cupcake:) Kekler pisip de firindan cikinca oglumun heveslenmesine dayanamayip ustlerini de bi guzel susledim:) Zaten yeni aldigim sekerleri denemek icin firsat ariyordum:) Ancak makus talihimiz evdeki hazir cupcake kremamiz iki cupcake icin yetti:( Farkettiyseniz hazir dedim cunku evde yapmaya firsat bulamiyorum malum sebepten:) Her ne kadar yeni ikametimizde bulunmaktan pek hoslanmasam da iyi taraflarinin da hakkini yememek lazim:) Pastacilik malzemeleri acisindan burasi bir cennet:) Ustelik Turkiye yle kiyaslanamayacak kadar da ucuz:) Neyse bu kadar lak laktan sonra gecelim tarifimize:)

Malzemeler
- 3 yumurta
- 2 su bardagi seker
- 1 su bardagi sivi yag
- 1 su bardagi sut
- 3 su bardagi un(elenmis)
- 1 paket kabartma tozu
- 1 paket vanilya
- Arzuya gore karisik kuru meyveler
(Ben kuru kayisi, kuru uzum, yaban mersini ve hurma kullandim)

Yapilisi
Seker ve yumurtalar seker eriyinceye kadar cirpilir. Sirasiyla sut, yag, un, kabartma tozu ve vanilin konulur. En son olarak da kuru meyveler ilave edilerek kaplara paylastirilir. 180 derecede pisirilir.
Afiyet olsun:)
Not: Kekin icerisine koydugunuz meyveleri unlayarak eklerseniz dibe cokmelerini engellemis olursunuz..

Wednesday, February 23, 2011

Oğluşumun 5. doğum günü:)

Eveet bebişimiz doğdu zor günleri atlattık ve düzenimizi yavaş yavaş oturtmaya başladık bu yaban ellerde:) Oğluşumun da doğum günü gelince annemin de yanımda olmasını fırsat bilip pastasını kendim yaptım. İstediğim kadar zaman ayıramadım ama oğluşum görünce mutlu oldu:) Umarım beğenirsiniz..

Wednesday, December 1, 2010

ofiste veda zamanı..


Yine yeniden yep yeni ve çooook uzak bi yerden merhaba..
En son yazımı haziranda yazmıştım. Epeyce zaman geçti ama hayatımızda çok büyük değişiklikler olduğundan ancak fırsat bulabiliyorum. Öncelikle en büyük ve önemli değişikliğimiz artık size Houston Texas dan bildiriyorum:)) Buna bağlı küçük değişikliklerden hiç bahsetmiyorum bile:)
Bilirsiniz ayrılık zamanları zordur. Hele de ayrılan pek istekli değilse.. Ama hayat insanı zaman zaman böyle değişikliklere mecbur bırakıyor. Ne diyelim en kötü değişikliğimiz böyle olsun. Tabi bu kadar uzaklara gidilecek olunca vedalaşma fasıllarımız da oralardaki son günlerimizin tamamına yayıldı. İşte veda toplantılarından en büyüğü olan ofisteki veda partimiz:) Resimlerden de anlayacağınız üzere soframızda içli köfteden, havuç salatasına, dolmadan mercimekli köfteye, salata çeşitlerinden, börek çeşitlerine ve de tatlı çeşitlerine kadar şu an ismini hatırlayamadığım ama afiyetle mideye indirdiğim bir sürü çeşit vardı. Hani bi kuş sütü eksik derler ya öyle bir sofraydı arkadaşlarımın benim vedam için hazırladığı sofra:) 3 yıldır aynı ofisi paylaştığım, eşimden ve oğlumdan bile daha çok zaman geçirdiğim arkadaşlarımı, ofis ortamımızı şimdiden çok özledim ve özleyeceğim.. Buradan hepsine tek tek teşekkürlerimi iletiyorum. Allah hepsine sevdikleriyle sağlıklı huzurlu mutlu bir ömür nasip etsin.. Allah a emanet olun arkadaşlar.. Selametle..

Wednesday, June 23, 2010

uzunca bi ara..

Bugün baktım da en son yazımı yazalı 2 ayı geçmiş. Hiç bu kadar uzun ara vermemiştim ama bu sefer mazeretim sağlam:D Resimden de anlamış olacağınız üzere aralık sonu gibi ailemize yeni bir üye daha katılacak inşallah. Ancak bu yeni üyemiz biraz nazlı çıktı. Bir yandan mide bulantısı diğer yandan düşük tehlikesi beni daha uzun bi süre yatağa mahkum ettiği için en azından bir yazı yazıp blogu güncelleme ihtiyacı hissettim. Yakın zamanda görüşmek üzere inşallah... Sevgilerimle..

Sunday, April 18, 2010

tavuklu tart

Önceki hafta uzun zamandır davet etmek istediğim misafirlerime hazırladığım tavuklu tartla karşınızdayım:) Yine daha önce de (eski blogumda) yayınlamış olduğum tariflerden biri. Yeni mekanımızda, yeni bir resimle aktarmak istedim. Umarım beğenirsiniz. Sevgiler..


Hamuru için malzemeler

-2 su bardağı un
-1/2 su bardağı sıvı yağ
-1/2 su bardağı yoğurt
-65 gr. katı yağ
-1 tatlı kaşığı toz şeker
-1 tatlı kaşığı limon suyu
-1 paket kabartma tozu

Harç için malzemeler

-1 tavuk göğsü
-1 tavuk butu
-2 yemek kaşığı un
-2 yemek kaşığı margarin
-1 su bardağı süt (tavuk suyu kullanmak istemezseniz 2 bardak olmalı)
-1 su bardağı tavuk suyu(tercihe göre)
-1 çay bardağı kaşar
-tuz, karabiber

Yapılışı

Tavukları haşlayıp ince ince didiyorsunuz. Hamuru yoğurup yağlanmış fırın kabına yayıyorsunuz. Didiklediğiniz tavukları tuz, karabiber ve bir kepçe tavuk suyuyla harmanlayıp, hamurun üzerine yayıyorsunuz. Margarinle unu kavurup tercihe göre tavuk suyu ve sütü ekleyip tuz ve karabiber ekleyerek beşamel sos hazırlıyorsunuz. Beşamel sosu tavukların üzerine yayarak önceden ısıtılmış 190 derece fırında hamuru pişene kadar pişiriyorsunuz. Almadan önce üzerine kaşarı serpip üstü hafif kızarana kadar fırında tutuyorsunuz. Afiyet olsun..

Sunday, April 11, 2010

kremalı tavuk çorbası


Kremalı ve sütlü çorbaları hep sevmişimdir:) Eşim ve oğluşum da sevince evimizde her tür kremalı ve sütlü çorba sıklıkla pişer oldu son günlerde. Ben de en favori olanını resimleyip tarifini sizinle paylaşmak istedim. Umarım beğenirsiniz afiyet olsun..
Malzemeler
  • 1/2 kg tavuk incik
  • 2 yemek kaşığı un
  • 2 yemek kaşığı tereyağ
  • 1 su bardağı süt
  • 3-4 su bardağı tavuk suyu
  • tuz, karabiber

Yapılışı

Tavukları haşlayarak didelim ve suyunu çorbaya koymak üzere süzelim. Tereyağında unu kavurup önce sütü sonra tavuk suyunu ekleyerek karıştıralım. Kaynadıktan sonra tuzunu ve karabiberini koyarak bir taşım kaynatıp; altını kapatalım. Afiyet olsun..

Tuesday, April 6, 2010

çilek soslu muhallebi

Pazar sabahı sevgili arkadaşım Kevser eşi ve oğluşuyla birlikte kahvaltıda bizdeydiler. Reklamlarda da dediği gibi pazar günleri sevdiklerinizle birlikte kahvaltı etmenin zevki paha biçilemez:D Tarifimiz ise kahvaltı sonrası tatlımız olan çilek soslu muhallebi. Tarifimiz 1 haziran 2008 de arşiv sitemizde mevcut haliyle aşağıda. Şimdiden afiyet olsun..

Muhallebi Malzemeler

1 kg süt
2 yemek kaşığı un
7 yemek kaşığı şeker
50 - 70 gr tereyağı
1 paket vanilin


Çilek Sosu Malzemeler

1 paket çilekli puding
1 su bardağı vişne suyu
2 su bardağı blendırdan geçirilmiş çilek


Yapılışı

Sütü unu ve şekeri tencereye alarak muhallebi kıvamına gelinceye kadar pişirelim. Altını kapattıktan sonra vanilini ve tereyağını da ekleyerek 10 dk. mikserle çırpalım. Ya bir servis kabına ya da kuplara paylaştıralım. Diğer taraftan blendırda çekilmiş çilekleri vişne suyu ve pudingle pişirerek muhallebinin üzerine dökelim. Afiyet olsun...

Sunday, March 28, 2010

güveçte kuru fasülye


Geçen yaz Samsun yolculuğumuz dönüşü molalarımızdan birini leblebi almak için Çorum'da verince uzun zamandır almak istediğim güveci(sırsız) görünce çok mutlu oldum:) Ancak o kadar uzun zamandır istememe rağmen güveci denemek şimdiye kısmetmiş:) İşte size güveçte kurufasülye tarifimiz:) Şimdiden afiyet olsun..
Malzemeler
  • 1/2 kg kurufasülye
  • 1 adet büyük boy kuru soğan
  • 2-3 diş ezilmiş sarımsak (isteğe göre)
  • 250 gr et (ben daha önceden pişirilmiş dana eti kullandım)
  • 2 yemek kaşığı salça
  • 2 yemek kaşığı tereyağı ya da sıvıyağ
Yapılışı
Bir gün önceden kurufasülyelerimizi soğuk su ile ıslatıyoruz. Ertesi gün kurufasüleyeleri yıkayıp yumuşayana kadar haşlıyoruz. Diğer taraftan güvecimize yağı alıp yemeklik doğradığımız soğanları ve sarımsakları kavuralım. İyice kavrulduktan sonra etlerimizi ve salçamızı da ekleyip bir iki dakika kavuruyoruz. Haşlanmış fasülyeleri de ekleyerek bi müddet daha kavurup üzerine kaynar suyumuzu ekliyoruz. Yemeğimiz bir kaç taşım kaynadıktan sonra güvecimizin ağzını güzel bir şekilde kapatıp 200 derecede suyunu biraz çekene kadar pişirelim. Afiyet olsun..
Not: Ben etleri pişmiş olarak kullandım. Siz çiğ olarak ya da et yerine pastırma kullanarak da yapabilirsiniz.

Monday, March 22, 2010

portakal soslu kereviz

Geçen pazarki soframızın ikinci zeytinyağlı tarifi olan portakal soslu kereviz ile karşınızdayız:D Aslen artık arşiv olarak kullandığım eski blogumda bulunan tarifi 17 kasım 2006 da yayınladığım haliyle aynen aktaracağım:) Şimdiden afiyet olsun..
Not: Malzemler ve tarif aynen geçerli olmakla birlikte yukarıda resmini gördüğünüz hali aşağıdaki tariften farklı olarak arpacık soğan ve küp küp doğranmış havuçla birlikte kavrulduktan sonra yine küp küp doğranmış olan kereviz eklenerek yapılmıştır.

Arşivden alıntı:
Bu akşam eşimin arkadaşları gelecekti. Ben de hem akşam yemeği için hem de çayın yanına salata niyetine portakal soslu kereviz yapayım dedim. Portakal ayrı bir tat veriyor. Hem akşam yemeğinde zeytin yağlı olarak hemde ikindi çaylarına salata olarak tavsiye ederim...

Malzemeler

5 tane orta boy kereviz
2 tane orta boy havuç
2 tane orta boy soğan
1 çay bardağı sızma zeytinyağı (tercihen başka bir sıvı yağda olabilir)
1 tane büyük boy portakalın suyu
1 yemek kaşığı şeker
limon, tuz


Yapılışı

Kerevizleri soyup halka halka ya da yarım halka şeklinde doğruyalım. Limonlu suyun içinde bekletelim. Soğanları piyaz doğrayıp tencerenin dibine serelim. Havuçları soyup halka halka doğrayıp soğanların üstüne yayalım. En üste de kerevizleri koyup. Tuzunu, şekerini, portakal suyunu, zeytinyağını koyalım. Kısık ayarda hiç su eklemeden kendi halinde pişirelim. Piştikten sonra düz bir tabağa çevirelim. Afiyet olsun

Thursday, March 18, 2010

barbunya pilaki

Pazar günü konuklarımız için hazırladığım zeytinyağlılardan biri de barbunya pilakiydi. En temel tariflerden biri de olsa mutfakta acemi olanlara yardımı olacağını ümit ederek yayınlamak istedim. İşte tarfimiz:
Malzemeler
  • 1 kg dondurulmuş ya da taze barbunya
  • 2 adet orta boy havuç
  • 1 adet büyük soğan
  • 5-6 diş sarımsak
  • 1 demet maydanoz
  • 1 yemek kaşığı salça
  • 1 tatlı kaşığ toz şeker
  • zeytinyağı ya da sıvıyağ, tuz

Yapılışı

Ayıklanmış olan barbunyalar bir tencereye alınarak üzerlerine kaynar su ilave edilerek; eski tabirle kara suları çıkıncaya kadar kaynatılır. (ben bunun yerine 2-3 kez kaynar suyu değiştirerek ocağa koymadan yapıyorum) Başka bir tencereye bir miktar zeytin yağı ya da sıvıyağ alınarak yemeklik doğranmş soğan, dövülmüş sarımsak ve halka halka doğranmış havuç eklenerek kavurulur. Salça eklenerek biraz daha kavurulduktan sonra barbunyalar da eklenir. Üzerine kaynar su, tuz ve şekeri de ilave edilerek pişmeye bırakılır. Pişdikten sonra servis kabına alınarak üzerine ince kıyılmış maydanoz ilavesiyle servis edilir. Afiyet olsun:D